Alttaki linkte yazdığım sms programı web sms operatörlerin web sms sayfalarına kolay erişim için yazıdım 1 sms e kendi operatörüne 15 veya 20 sms günde bedava atabiliyorsunuz
Linki;
http://rapidshare.com/files/149508081/websms-3smsoperator.zip
Bilgisayarinizda sorunmu var,birşey mi arayıp bulamıyorsunuz,yapmak istediğiniz şeyi anlatın hangi program ile o sorun çözülür destek vereyim.İnternetiniz olsun yeter.Mail atın iletişime geçin.ilk sorun çözümüm ücretsiz.Ayağınız Alışsın Diye. Kısaca yapılabilecekler: - bir dosyayı bellek kartından yada geri dönüşüm kutusundan silince bile kurtarma - format atma - windows hızlansın diye bakım yapma - aradığın birşeyi bulmana yardımcı olma - w.s. yazılım desteği mail atın cevabı bekleyin.
Hepsiburada.com
30 Eylül 2008 Salı
27 Eylül 2008 Cumartesi
internetten arama ve cep telefonlarından ücretsiz görüşme için Voip
internetten arama ve cep telefonlarından ücretsiz görüşme için Voip
http://WWW.voiprehberi.com/
adresinde anlatıldı sitelerin özellikleri
üye olun ama güvenlik en üst düzeyde olması için;hesap açılışları için sanal kart kullanın
300 dakika sabit telefonları bedava haftalık görüşme toplam 90 günlük hediyesi var ayrıca
ben şahsen http://www.voipraider.com/ sitesini ilk tercih ettim gayet iyi kulaklıklı mikrofonlarla konuşma arama yaptığınızda sesiniz feedback yapmıyor muntazaman iletişim kuruyor.. ekimde cep telefonu ile konuştuğumda türkiyedeki cebi aramanın dakikası 0.13$ dı.bunun için sadece 10$ kredi almak yetiyor. üsteki sitedede başka siitelerin tanıtımı var
-
cep telefonlarından ücretsiz görüşme için wireless uyumlu cep telefonları yani:
Voip destekleyen Nokia telefonlar
E51,E60,E61,E61i,E65,E66,E70,E71,E90,N80,N81,N81 8GB,N90,N91,N92,N93,N93i,6300i
N95,9300i,9500
telefonlarını kullanmak gerekiyor çünkü ülkemizde gprs çok fiyatlı ayrıntılı anlatım:
http://voiprehberi.com/
sitesindedir.
http://WWW.voiprehberi.com/
adresinde anlatıldı sitelerin özellikleri
üye olun ama güvenlik en üst düzeyde olması için;hesap açılışları için sanal kart kullanın
300 dakika sabit telefonları bedava haftalık görüşme toplam 90 günlük hediyesi var ayrıca
ben şahsen http://www.voipraider.com/ sitesini ilk tercih ettim gayet iyi kulaklıklı mikrofonlarla konuşma arama yaptığınızda sesiniz feedback yapmıyor muntazaman iletişim kuruyor.. ekimde cep telefonu ile konuştuğumda türkiyedeki cebi aramanın dakikası 0.13$ dı.bunun için sadece 10$ kredi almak yetiyor. üsteki sitedede başka siitelerin tanıtımı var
-
cep telefonlarından ücretsiz görüşme için wireless uyumlu cep telefonları yani:
Voip destekleyen Nokia telefonlar
E51,E60,E61,E61i,E65,E66,E70,E71,E90,N80,N81,N81 8GB,N90,N91,N92,N93,N93i,6300i
N95,9300i,9500
telefonlarını kullanmak gerekiyor çünkü ülkemizde gprs çok fiyatlı ayrıntılı anlatım:
http://voiprehberi.com/
sitesindedir.
23 Eylül 2008 Salı
İnancınızı, güveninizi, ümidinizi hiç kaybetmeyin.
Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden birinde şemsiye vardı.
Bu inançtır.
Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu güvendir.
Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ümittir.
İnancınızı, güveninizi, ümidinizi hiç kaybetmeyin.
Bu inançtır.
Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu güvendir.
Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ümittir.
İnancınızı, güveninizi, ümidinizi hiç kaybetmeyin.
22 Eylül 2008 Pazartesi
Gereksiz Bilgiler
ABD, OHİO'DA LİSANS OLMADAN FARE YAKALAMAK YASAKTIR.
BİR YILAN 3 YIL UYUYABİLİR.
BAL BOZULMAYAN TEK GIDADIR.
ÇİN'DE İNGİLİZCE KONUŞAN KİŞİ SAYISI AMERİKA'DAN DAHA FAZLADIR.
DENİZYILDIZLARININ BEYNİ YOKTUR.
DÜNYADA İNSANLARDAN DAHA ÇOK TAVUK VAR.
EN UZUN BOYLU İNSAN 1940 YILINDA ÖLEN 2,72 METRE BOYUNDA ABD'Lİ R.P. WADLOW OLMUŞTUR
GÜNDE 24 SAAT SAYI SAYSANIZ, 1 TRİLYONA ULAŞMANIZ 31 BİN 688 YIL ALIR.
HİÇBİR KAĞIT 7 DEFADAN FAZLA 2'YE KATLANAMAZ.
İÇTİĞİMİZ SULAR 3 MİLYAR YAŞINDADIR.
İNSANIN KALÇA KEMİĞİ BETONDAN DAHA SAĞLAMDIR.
İNSAN YILDA EN AZ 1460 RÜYA GÖRÜR.
KARINCA İKİ HAFTA SU ALTINDA YAŞAYABİLİR.
MİCHEL JORDAN BİR YILDA NİKE'DEN NİKE'IN MALEZYA FABRİKASI PERSONELİNİN HEPSİNDEN FAZLA PARA KAZANIYOR.
OTOMOBİL SAYISI İNSAN SAYISINDAN 3 KAT DAHA HIZLI ARTIYOR.
ÖRDEĞİN SESİ YANKI YAPMAZ.
"Pİ" SAYISININ BİR MİLYARINCI RAKAMI 9'DUR.
SABAHLARI ELMA KAHVEDEN DAHA FAZLA UYKUNUZU AÇAR.
ÜZÜM MİKRODALGA FIRINDA PATLAR.
VENÜS SAAT YÖNÜNDE DÖNEN TEK GEZEGENDİR.
BİR YILAN 3 YIL UYUYABİLİR.
BAL BOZULMAYAN TEK GIDADIR.
ÇİN'DE İNGİLİZCE KONUŞAN KİŞİ SAYISI AMERİKA'DAN DAHA FAZLADIR.
DENİZYILDIZLARININ BEYNİ YOKTUR.
DÜNYADA İNSANLARDAN DAHA ÇOK TAVUK VAR.
EN UZUN BOYLU İNSAN 1940 YILINDA ÖLEN 2,72 METRE BOYUNDA ABD'Lİ R.P. WADLOW OLMUŞTUR
GÜNDE 24 SAAT SAYI SAYSANIZ, 1 TRİLYONA ULAŞMANIZ 31 BİN 688 YIL ALIR.
HİÇBİR KAĞIT 7 DEFADAN FAZLA 2'YE KATLANAMAZ.
İÇTİĞİMİZ SULAR 3 MİLYAR YAŞINDADIR.
İNSANIN KALÇA KEMİĞİ BETONDAN DAHA SAĞLAMDIR.
İNSAN YILDA EN AZ 1460 RÜYA GÖRÜR.
KARINCA İKİ HAFTA SU ALTINDA YAŞAYABİLİR.
MİCHEL JORDAN BİR YILDA NİKE'DEN NİKE'IN MALEZYA FABRİKASI PERSONELİNİN HEPSİNDEN FAZLA PARA KAZANIYOR.
OTOMOBİL SAYISI İNSAN SAYISINDAN 3 KAT DAHA HIZLI ARTIYOR.
ÖRDEĞİN SESİ YANKI YAPMAZ.
"Pİ" SAYISININ BİR MİLYARINCI RAKAMI 9'DUR.
SABAHLARI ELMA KAHVEDEN DAHA FAZLA UYKUNUZU AÇAR.
ÜZÜM MİKRODALGA FIRINDA PATLAR.
VENÜS SAAT YÖNÜNDE DÖNEN TEK GEZEGENDİR.
20 Eylül 2008 Cumartesi
yaptığım bir flash mp3 player 80 muzik parçası var dinlemek isterseniz
yaptığım bir flash mp3 player 80 muzik parçası var dinlemek isterseniz
http://fersat.atspace.com/mp3player.htm
Ayrıca web resim albumu de kolayca yapılmıştır programlar sayesinde örnek yapılan adres: http://fersat.atspace.com/
http://fersat.atspace.com/mp3player.htm
Ayrıca web resim albumu de kolayca yapılmıştır programlar sayesinde örnek yapılan adres: http://fersat.atspace.com/
Bir haftalık dizileri kolay bulma linki youtube
Bir haftalık dizileri kolay bulma linki youtube
unun için Uploaded yukleme tarihini bu hafta(this week)ya ayarlayın
Uploaded:This week▼
Ayrıca bu enson hangi bölümü oynadığınıda bilebilirsiniz
link:
http://www.youtube.com/results?uploaded=w&search_query=b%C3%B6l%C3%BCm
unun için Uploaded yukleme tarihini bu hafta(this week)ya ayarlayın
Uploaded:This week▼
Ayrıca bu enson hangi bölümü oynadığınıda bilebilirsiniz
link:
http://www.youtube.com/results?uploaded=w&search_query=b%C3%B6l%C3%BCm
Öldürmeyen Allah öldürmüyor
Öldürmeyen Allah öldürmüyor
6 torunu bulunan Alder, ölümle ilk kez 1926 yılında ağaçtan karnının üstüne düştüğünde yüzleşti. Bundan 3 yıl sonra bisiklet sürürken otomobil çarpan Alder'in hayatı, aracın şoförünün şans eseri doktor çıkması ve kendisini olay yerinde tedavi etmesi sonucu kurtuldu.
Adler, 1939 yılı Ekim ayında 21 yaşındayken Glosters Kara Birlikleri Alayında askere alındı, bu sırada patlak veren İkinci Dünya Savaşı nedeniyle bölüğü, Dunkirk'de savaşa çağrıldı, ancak nişanlısı Ada ile evlilik tarihleriniiki ay öne alan Adler'e 5 günlük izin verildi. Adler, balayından sonra kışlaya döndüğünde bölüğü görev yerine gittiğinden Cheltenham'a gönderildi, bundan 6 hafta sonra Dunkirk'e giden bölüğün tamamı öldü.
Adler'in ölümle yüzleştiği diğer anlar ise şöyle sıralanıyor:
1940- İngiltere'de savaş sırasında havaalanı muhafızlığını yaparken bombardımandan sağ kurtuldu.
1940- Gravesend'de bombardımandan kurtuldu.
1943- Bulunduğu geminin motoru bozulan Adler, Alman denizaltılarının saldırısından kurtuldu.
1944- Burma'da silah arkadaşının ölüm tehdidiyle karşı karşıya kaldı.
1944- Burma'da bir futbol maçı sırasında bacağı kırılan ve hastaneye kaldırılan Adler, burada da düşmanın elinden kurtuldu.
1945- Savaştan sonra Cebelitarık'tan eve dönüş yolunda şiddetli bir fırtınaya yakalanan gemisi az daha batıyordu.
1947- Blackpool'a seyahat ederken kullandığı araca az kalsın kamyon çarpıyordu.
1977- Yine bir araba kazasından sağ kurtuldu.
1997- Aracıyla Galler'den Stroud'a giderken bir kamyonun kapılarının tam önünde açılması sonucu büyük bir kaza atlattı.
Adler'in ölümle yüzleştiği diğer anlar ise şöyle sıralanıyor:
1940- İngiltere'de savaş sırasında havaalanı muhafızlığını yaparken bombardımandan sağ kurtuldu.
1940- Gravesend'de bombardımandan kurtuldu.
1943- Bulunduğu geminin motoru bozulan Adler, Alman denizaltılarının saldırısından kurtuldu.
1944- Burma'da silah arkadaşının ölüm tehdidiyle karşı karşıya kaldı.
1944- Burma'da bir futbol maçı sırasında bacağı kırılan ve hastaneye kaldırılan Adler, burada da düşmanın elinden kurtuldu.
1945- Savaştan sonra Cebelitarık'tan eve dönüş yolunda şiddetli bir fırtınaya yakalanan gemisi az daha batıyordu.
1947- Blackpool'a seyahat ederken kullandığı araca az kalsın kamyon çarpıyordu.
1977- Yine bir araba kazasından sağ kurtuldu.
1997- Aracıyla Galler'den Stroud'a giderken bir kamyonun kapılarının tam önünde açılması sonucu büyük bir kaza atlattı.
kaynak: http://haber.mynet.com/sayfali/dis-haber/Oldurmeyen-Allah-oldurmuyor/19Eylul2008/O1221829592753/1
sokak cadde ismini girerek adresi haritada bulma dünyanın neresi olusra olsun
sokak cadde ismini girerek adresi haritada bulma dünyanın neresi olursa olsun
Direkt ankara haritası için link:
Alttaki link Atatür bulvarı diye aradığınızda aşağıdaki ankara haritasnı verir
http://maps.google.com/maps?f=d&hl=tr&geocode=&saddr=&daddr=39.920796,32.854121&mra=mi&mrsp=
18 Eylül 2008 Perşembe
Silinen dosyalarınızı kurtarın
Silinen dosyalarınızı kurtarın
http://rapidshare.com/files/146250534/Recuva_1.18.344_-silinen_Dosya_kurtarma.zip
Yorum bölümünde Yeşil renkli dosyalarda üzerine yazılmış dosya yok diye bilgilendirmesi var türkçe olmasıda büyük bir kolaylık.



http://www.recuva.com/ sitesinin orjinal yazılımıdır free dir.Link direk; kurmadan çalışır programdır.
http://rapidshare.com/files/146250534/Recuva_1.18.344_-silinen_Dosya_kurtarma.zip
Yorum bölümünde Yeşil renkli dosyalarda üzerine yazılmış dosya yok diye bilgilendirmesi var türkçe olmasıda büyük bir kolaylık.



http://www.recuva.com/ sitesinin orjinal yazılımıdır free dir.Link direk; kurmadan çalışır programdır.
17 Eylül 2008 Çarşamba
Mutlaka bayanlarada okutun
BU ŞARTLARDA OLMASINI BEKLİYORDU........
1-Boyu en ideal 1.75 olacak öyle yolda yürürken ne dev gibi durmalı ne de ufacık...
2-Renkli gözlü olmalı. Ama çok açık renk değil. Bakışı daha önemli. Çakmak çakmak bakarken ! yumuşayıp eritebilmeli
3-Hafif bi top sakal ya da kirli sakal olmalı. Tüysüz kesinlikle olmamalı. Temiz ve kısa traş tercih sebebidir.:)
4-Eller bakımlı temiz olmalı. Ne büyük nede tombul olmamalı. Kolları sert ve adaleli, koluna girince hatuna gücünü hissettirmeli
5-Kesinlikle ama kesinlikle vücut çalışmış OLMAMALI! Pek çok kız siz erkeklerin sandığının aksine şiş vücut sevmez. Sakin mütevazı ama sert ve sarkmayan bir vücut gibisi yoktur.
6-Popoya ve bacak! lara dikkat. Atletik olmasa da hantal olmayacak.
7-Sarışın kumral olabilir ama kesinlikle koyu esmer olmamalı. Dişler beyaz ve temiz olmalı, tercihen sigara içmeyecek.
8-Güzel kokacak. Sık sık duş alacak. Kendine özgü kaliteli bir parfümü olacak öyle ki hatun kısmı nerde o kokuyu alsa erkeğini hatırlayacak.
9-Çok etli ya da çizgi gibi incecik dudaklı olmaz. Alt biraz kalın üst dudak biraz ince... Kulağında küpe olabilir.
Olmasa da önemli olmaz Bunlar
az çok dış görünüş huyuna suyuna gelince...
1-Eğitimli, en az 4 yıllık adam gibi bir lisans eğitimi olmalı. Öyle uluslar arası ilişkiler olmasa da su ürünleri de olmamalı.
2-Biz kı! zlar arabaya paraya bayılırız sanırsınız. Alakası yok desem. Adam gelecek vaat etsin. Eğitimli olsun, hırslı çalışkan olsun yeter. O hayatını kazanır zaten. Kaliteli hatun kaliteli adam bulunca sabreder destek olur...
3-İyi modern görüşlü ailesi olsun. Bİ KAHVE İÇMEYE BİZE GELEBİLSİN. Annemle tanışsın. Kal gelmesin!
4-Arkadaşlarımı sevsin. Benim geçmişimle çocukluk resimlerimle ilgilensin.
5-Kendi arkadaşlarıyla tanıştırsın. Halı saha maçına göt ürsün.
6-Çocukları sevsin... Bu çok önemli. Şefkatli erkek çocuk yanında belli olur.
7-KARAKTERLİ OLSUN. KENDİNİ KULLANDIRMASIN. GİRDİĞİ ORTAMDA ADAM SAYILSIN.
8-Sert olsun kuralları olsun. Tamam, göbeği açık vs falan giydirmesin ama her şeyin orta yolunu da bulabilsin. İkna edici olsun. Tatlı tatlı ded! iğini yaptırsın.
9-Hatununu deli gibi sevsin. BAŞKASINDA GÖZÜ OLMASIN. Sevdiğini ara sıra belli etsin
10-Hatunun sağlığıyla ilgilensin. Ayın belli günlerinde anlayışlı olun.
11-Kıskanç olsun
12-Adam olsun. Kızdı mı vursun masaya yumruğunu. Ama hatalıysa da özür dilemeyi bilsin
13-Kesinlikle çiçek göndermeyi ve hediye almayı unutmasın (yılda iki çiçek bi böcek sizi öldürmez dimi beyler?)
14-Önemli günleri unutmasın.
15-Saçımızı kestirip boyatınca dalga geçmesin iltifat etsin.
16-Eski kız arkadaşlarıyla kesinlikle görüşmesin.
17-Müzik konser kitap fuarı nedir bilsin yeri gelince evde mısır patlatıp maç DVD izleriz ama bazen de ge ce çıkıp hafif çakırkeyif olmayı da bilsin.
18-Asosyal olmasın.
19- Ana kuzusu olmasın…
20-Delikanlı olsun. Sevmiyorsa uzatmasın. Eğlence peşindeyse hatunun canını yakmasın. Günahını almasın...
BU ŞARTLARIN OLMASINI BEKLİYOR DU............ DAHA ÇOK BEKLİYECEK........
İdeal Koca bekleyenin Son Fotosu:))

Mis Sümbül
16 Eylül 2008 Salı
Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru sevgi
Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru:
1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebei, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.
4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.
5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.
6. Birisi için dünyalara bedelsin.
7. Çok özel ve teksin.
8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.
9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar.
10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak.
11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut.
Eğer sevgi dolu bir arkadaşsan bunu herkese gönder,
Eğer geri alırsan demek ki gerçekten seviliyorsun. .
Ve hep hatırla....
İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin.
'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı,
öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.'
HER ZAMAN YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM İNSANLARA...
1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebei, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.
4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.
5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.
6. Birisi için dünyalara bedelsin.
7. Çok özel ve teksin.
8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.
9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar.
10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak.
11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut.
Eğer sevgi dolu bir arkadaşsan bunu herkese gönder,
Eğer geri alırsan demek ki gerçekten seviliyorsun. .
Ve hep hatırla....
İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin.
'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı,
öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.'
HER ZAMAN YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM İNSANLARA...
Pdf dosyası arama için aşağıdaki linke tıklayın
http://www.google.com/search?num=100&hl=tr&q=filetype%3Apdf&btnG=Ara&lr=
çıkan sayfaya aradığınız içeriği yazmayı unutmayın
anlatım için ör: http://www.google.com/search?num=100&hl=tr&q=filetype%3Apdf+anlatım&btnG=Ara&lr=
çıkan sayfaya aradığınız içeriği yazmayı unutmayın
anlatım için ör: http://www.google.com/search?num=100&hl=tr&q=filetype%3Apdf+anlatım&btnG=Ara&lr=
İnsanı yorgun düşüren 11 enerji dusmani
İnsanı yorgun düşüren 11 enerji dusmani Cep telefonu, floresan ışık, küf gibi etkenler enerjimizden çalıyorlar. Bilim adamları, kronik yorgunluk ile tüm bu etkenler arasında şaşılacak bağlantılar olduğunu tespit ettiler.
1- Derin uykuda bizi rahatsız edenler: Gürültü stres yaratır ve stres tansiyonu yükseltir. Sonuçta sürekli halsiz ve uykulu oluruz. Bunun için size önerimiz, yatak odanızdan saat gibi ses çıkarabilecek tüm eşyaları kaldırmanız olacaktır.
2- Kahve ve çay: 6 fincandan sonrası zarar! Kafein uyarıcı etki yapar, yani beyne daha fazla enerji emri verir. Günde 3 fincan kadar çay veya kahve içersek, bu canlandırıcı özellikten iyi şekilde faydalanırız. Fakat miktar ikiye katlanırsa, kafein ve tein,vücudumuzdaki demiri emer. Bu durumda beyin ve kalbe yeterli oranda oksijen gitmez. Sonuçta kendimizi çok yorgun hissederiz.
3- Karbonhidrat uyku hapı etkisi yapar. Tüm karbonhidratlar, aç karnına yenildiği zaman ağırlık yapar. Siz siz olun, aç karnına bu besinleri tüketmemeye özen gösterin.
4- Su eksilirse dikkatiniz de dağılır. Her gün yaklaşık 8 bardak su içmemiz gerekiyor, yoksa hissedilir bir biçimde enerji boşluğuna düşeriz. En iyisi, her saat başı içine biraz
limon suyu sıkılmış bir bardak su içmektir.
5- Cep telefonu hipnozdan beter. 20 dakikadan uzun telefon görüşmelerinin uyku hipnozu gibi bir etki yaptığı ortaya çıktı. Dolayısıyla, uzun süreli ve sık olarak telefonla
konuşmak bizi yorar.
6- Duş alacağımıza yatağa geri dönelim daha iyi. Suyun sıcaklığı vücut sıcaklığının çok üzerindeyse bünyemiz uyku getiren hormonları fazlasıyla salgılamaya başlar. Akşamları iyi uyumak için sıcakla, sabahları enerji depolamak için ılık suyla yıkanın!
7- Bazı besinlere karşı dayanıksız olabilirsiniz. Her şeyi doğru yaptığınız halde zinde değilseniz, 'çölyak' hastası olabilirsiniz. Bu bünyenizin tahıl nişastalarını işleyememesi anlamına gelir. Baş ağrısı ve yorgunluktan şikayet eden bu kişilerin buğday, arpa gibi tahıllardan uzak durması gerrekir.
8- Kola bünyeyi aside boğar. Az harekete bir de aşırı kola, çay ve et tüketimi eklenirse, bünyede aşırı asit meydana gelir. Sonuçta da dolaşım bozuklukları, migren, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi rahatsızlıklar yaşanır.
9- Gürültü de yorar. Uzun süreli gürültüye maruz kalan insanların enerjisi tükeniyor. Bağıra çağıra konuşan insanların arasında olmak bile insanı yormaya yetiyor.
10- Floresan ışığı kronik esnemeye neden olur. Floresan ışık, öğrenme ve konsantrasyon yetimizi yüzde 60 oranında düşürür. Gün içinde saatlerce bu ışığa maruz kalan birinin bağışıklık sisteminin zayıfladığı ispatlandı. Bu da kronik yorgunluğa neden olabilir.
11- Küften uzak durmalı. Bulunduğunuz ortam yeterince havalanmıyorsa küf oluşabilir. Bünye, küfe tıpkı mikroplarda olduğu gibi karşılık verir, bununla mücadele eder. Bu da
açıklanamayan sürekli yorgunluğa neden olabilir.
BİR ÖNERİ
Zencefil ve karanfilli bir kek vücudunuzdaki mutluluk hormonlarının üretimini artırır, sizi canlandırır. Muskat da 'myristicin' adı verilen bir madde içerir ki, bu madde doping ile çok büyük benzerlik taşır.
1- Derin uykuda bizi rahatsız edenler: Gürültü stres yaratır ve stres tansiyonu yükseltir. Sonuçta sürekli halsiz ve uykulu oluruz. Bunun için size önerimiz, yatak odanızdan saat gibi ses çıkarabilecek tüm eşyaları kaldırmanız olacaktır.
2- Kahve ve çay: 6 fincandan sonrası zarar! Kafein uyarıcı etki yapar, yani beyne daha fazla enerji emri verir. Günde 3 fincan kadar çay veya kahve içersek, bu canlandırıcı özellikten iyi şekilde faydalanırız. Fakat miktar ikiye katlanırsa, kafein ve tein,vücudumuzdaki demiri emer. Bu durumda beyin ve kalbe yeterli oranda oksijen gitmez. Sonuçta kendimizi çok yorgun hissederiz.
3- Karbonhidrat uyku hapı etkisi yapar. Tüm karbonhidratlar, aç karnına yenildiği zaman ağırlık yapar. Siz siz olun, aç karnına bu besinleri tüketmemeye özen gösterin.
4- Su eksilirse dikkatiniz de dağılır. Her gün yaklaşık 8 bardak su içmemiz gerekiyor, yoksa hissedilir bir biçimde enerji boşluğuna düşeriz. En iyisi, her saat başı içine biraz
limon suyu sıkılmış bir bardak su içmektir.
5- Cep telefonu hipnozdan beter. 20 dakikadan uzun telefon görüşmelerinin uyku hipnozu gibi bir etki yaptığı ortaya çıktı. Dolayısıyla, uzun süreli ve sık olarak telefonla
konuşmak bizi yorar.
6- Duş alacağımıza yatağa geri dönelim daha iyi. Suyun sıcaklığı vücut sıcaklığının çok üzerindeyse bünyemiz uyku getiren hormonları fazlasıyla salgılamaya başlar. Akşamları iyi uyumak için sıcakla, sabahları enerji depolamak için ılık suyla yıkanın!
7- Bazı besinlere karşı dayanıksız olabilirsiniz. Her şeyi doğru yaptığınız halde zinde değilseniz, 'çölyak' hastası olabilirsiniz. Bu bünyenizin tahıl nişastalarını işleyememesi anlamına gelir. Baş ağrısı ve yorgunluktan şikayet eden bu kişilerin buğday, arpa gibi tahıllardan uzak durması gerrekir.
8- Kola bünyeyi aside boğar. Az harekete bir de aşırı kola, çay ve et tüketimi eklenirse, bünyede aşırı asit meydana gelir. Sonuçta da dolaşım bozuklukları, migren, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi rahatsızlıklar yaşanır.
9- Gürültü de yorar. Uzun süreli gürültüye maruz kalan insanların enerjisi tükeniyor. Bağıra çağıra konuşan insanların arasında olmak bile insanı yormaya yetiyor.
10- Floresan ışığı kronik esnemeye neden olur. Floresan ışık, öğrenme ve konsantrasyon yetimizi yüzde 60 oranında düşürür. Gün içinde saatlerce bu ışığa maruz kalan birinin bağışıklık sisteminin zayıfladığı ispatlandı. Bu da kronik yorgunluğa neden olabilir.
11- Küften uzak durmalı. Bulunduğunuz ortam yeterince havalanmıyorsa küf oluşabilir. Bünye, küfe tıpkı mikroplarda olduğu gibi karşılık verir, bununla mücadele eder. Bu da
açıklanamayan sürekli yorgunluğa neden olabilir.
BİR ÖNERİ
Zencefil ve karanfilli bir kek vücudunuzdaki mutluluk hormonlarının üretimini artırır, sizi canlandırır. Muskat da 'myristicin' adı verilen bir madde içerir ki, bu madde doping ile çok büyük benzerlik taşır.
14 Eylül 2008 Pazar
USB virüs
Çoğu internet kafede Deep Freeze benzeri programlar kullanılmasına
rağmen birçok programda virüs bulunabiliyor. Eğer benim gibi
USBnizdeki taşınabilir programlarla internette işlem yapıyorsanız,
eve gittiğinizde kendi bilgisyarınıza USBden virüs bulaştırma
tehlikesiyle karşı karşıya kalırsınız.
Bunu önlemek için öncelikle Not Defterini açın ve şu satırları kopyalayın:
REGEDIT4
[HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows NT\CurrentVersion\IniFileMapping\Autorun.inf]
@="@SYS:DoesNotExist"
sonrada dosyayı .reg uzantılı olarak kaydedin. Oluşturduğunuz bu dosyaya
tıklayıp regedite kaydedin.
Bu işlem USB cihazlarınızdaki virüslerin oluşturduğu autorun.inf
dosyalarının kendiliğinden açılmasını engelleyecektir.
Artık cihazı içini açmadan evvel kısa bir virüs taramasıyla bilgisayarınızı
koruyabilirsiniz.
rağmen birçok programda virüs bulunabiliyor. Eğer benim gibi
USBnizdeki taşınabilir programlarla internette işlem yapıyorsanız,
eve gittiğinizde kendi bilgisyarınıza USBden virüs bulaştırma
tehlikesiyle karşı karşıya kalırsınız.
Bunu önlemek için öncelikle Not Defterini açın ve şu satırları kopyalayın:
REGEDIT4
[HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows NT\CurrentVersion\IniFileMapping\Autorun.inf]
@="@SYS:DoesNotExist"
sonrada dosyayı .reg uzantılı olarak kaydedin. Oluşturduğunuz bu dosyaya
tıklayıp regedite kaydedin.
Bu işlem USB cihazlarınızdaki virüslerin oluşturduğu autorun.inf
dosyalarının kendiliğinden açılmasını engelleyecektir.
Artık cihazı içini açmadan evvel kısa bir virüs taramasıyla bilgisayarınızı
koruyabilirsiniz.
Google da arama yapmak
Google da arama yapmak
Dosya türüne göre arama (filetype:pdf)
sadece pdf dosyalarını arayacaktır. Pdf yerine txt, doc, docx, rtf, xls vs de arayabilirsiniz. Bunların yanında multimedya dosyası aramak için de aynı şekilde uzantı olarak mp3, mp4, wmv, wma, aac kullanabilirsiniz. (örnek: "green day" filetype:mp3)
Eğitim odaklı arama (site:.edu)
Sadece edu uzantısıyla biten siteleri arayacaktır. Eğer sadece Türkiye'deki üniversitelerde bir arama yapacaksanız site:.edu.tr yazabilirsiniz.
Bloglarda arama (site:.wordpress.com veya site:.blogspot.com)
Doğrudan blog arama motorları bulunsa da yukarıdaki yöntem bana daha kolay geliyor. Tabi yukarıdaki yöntemde kendi alan adına sahip bloglar aramanın dışında kalmış oluyor.
Rapidshare'de dosya arama (site:rapidshare.de)
Aynı şekilde rapidshare yerine megaupload, badango, turboupload gibi siteleri de arayabilirsiniz.
Herhangi bir yerin yerel saatini öğrenme (time new york)
Hesap makinası olarak Google'ı kullanma (9*10)
Yukarıdaki örnekte tabii ki hesap makinası kullanma ihtiyacı duyan olmayacaktır (umarım :)). Windows'un hesap makinasında yapmanın zor olduğu uzun ve karmaşık hesaplamaları google'da çok daha kolay bir şekilde yapabilirsiniz.
Para birimi çevirme (1 Euro in USD)
Örnekte 1 euronun kaç dolar olduğunu öğreniyoruz.
Amerikan borsasıyla ilgileniyorsanız hisse fiyatlarını google'dan takip edebilirsiniz (stocks:MSFT)
OR operatörü veya için kullanılmaktadır.
Örnek olarak hem rapdshare'den hem de megaupload üzerinde dosya aramak için: site:rapidshare.de OR site:megaupload.com
Not: OR büyük harflerle yazılmalı.
Dosya türüne göre arama (filetype:pdf)
sadece pdf dosyalarını arayacaktır. Pdf yerine txt, doc, docx, rtf, xls vs de arayabilirsiniz. Bunların yanında multimedya dosyası aramak için de aynı şekilde uzantı olarak mp3, mp4, wmv, wma, aac kullanabilirsiniz. (örnek: "green day" filetype:mp3)
Eğitim odaklı arama (site:.edu)
Sadece edu uzantısıyla biten siteleri arayacaktır. Eğer sadece Türkiye'deki üniversitelerde bir arama yapacaksanız site:.edu.tr yazabilirsiniz.
Bloglarda arama (site:.wordpress.com veya site:.blogspot.com)
Doğrudan blog arama motorları bulunsa da yukarıdaki yöntem bana daha kolay geliyor. Tabi yukarıdaki yöntemde kendi alan adına sahip bloglar aramanın dışında kalmış oluyor.
Rapidshare'de dosya arama (site:rapidshare.de)
Aynı şekilde rapidshare yerine megaupload, badango, turboupload gibi siteleri de arayabilirsiniz.
Herhangi bir yerin yerel saatini öğrenme (time new york)
Hesap makinası olarak Google'ı kullanma (9*10)
Yukarıdaki örnekte tabii ki hesap makinası kullanma ihtiyacı duyan olmayacaktır (umarım :)). Windows'un hesap makinasında yapmanın zor olduğu uzun ve karmaşık hesaplamaları google'da çok daha kolay bir şekilde yapabilirsiniz.
Para birimi çevirme (1 Euro in USD)
Örnekte 1 euronun kaç dolar olduğunu öğreniyoruz.
Amerikan borsasıyla ilgileniyorsanız hisse fiyatlarını google'dan takip edebilirsiniz (stocks:MSFT)
OR operatörü veya için kullanılmaktadır.
Örnek olarak hem rapdshare'den hem de megaupload üzerinde dosya aramak için: site:rapidshare.de OR site:megaupload.com
Not: OR büyük harflerle yazılmalı.
13 Eylül 2008 Cumartesi
[slaytyerim] GUNUN EN ANLAMLI MAİLİ (Gak-Guk)
[slaytyerim] GUNUN EN ANLAMLI MAİLİ (Gak-Guk)
'Denizli'de arastirma yapmak icin kamp kuran bir grup universite ogrencisi, kamp yakinina tuneyen bir Denizli horozunun sabahin erken saatlerinde yuksek sesle otmesinden cok rahatsiz olmuslar...
Sabahin korunde ortaya cikan horoz, once dikleniyor, sonra dakikalarca otuyormus...
Tabii ekipte ne uyku ne de huzur birakmiyormus.. .
Sonunda sabirlar tukenmis...
Susturmak icin baslamislar horozu kovalamaya.. . Horoz onde.. Gencler pesinde...
Mahalle arasina dalmislar... Kovalamacayi goren, fakat bir anlam veremeyen yasli dede, seslenmis:
- Hey, evlatlar!.. Bu zavalli horozu niye urkutuyorsunuz? ...
- Dede, sabahin korunde otmeye basliyor, kampi ayaga kaldiriyor. O yuzden basini kesecegiz!..
- Yaziktir evladim yapmayin!.. demis ihtiyar, birakin, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsiz etmez sizi...
Gencler bunun uzerine kovalamayi birakmislar.
Ertesi sabah, hafif 'gak - guk' sesleri disinda horozdan kayda deger hicbir ses cikmadigini gorunce de sasirip dedeye kosmuslar:
- Yahu dede, ne yaptin da bu horozun sesini kestin?..
Ihtiyar gulmus:
- Kicina zeytinyagi surdum. Horoz kabararak otmeye yeltendiginde, gerisi tutmuyor ki kuvvet alsin... Ancak 'gak - guk' edebiliyor.. ...
Kissadan hisse:
Arkan saglamsa, istedigin kadar kabarir, diklenir, sozunu dinletirsin.
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
'Denizli'de arastirma yapmak icin kamp kuran bir grup universite ogrencisi, kamp yakinina tuneyen bir Denizli horozunun sabahin erken saatlerinde yuksek sesle otmesinden cok rahatsiz olmuslar...
Sabahin korunde ortaya cikan horoz, once dikleniyor, sonra dakikalarca otuyormus...
Tabii ekipte ne uyku ne de huzur birakmiyormus.. .
Sonunda sabirlar tukenmis...
Susturmak icin baslamislar horozu kovalamaya.. . Horoz onde.. Gencler pesinde...
Mahalle arasina dalmislar... Kovalamacayi goren, fakat bir anlam veremeyen yasli dede, seslenmis:
- Hey, evlatlar!.. Bu zavalli horozu niye urkutuyorsunuz? ...
- Dede, sabahin korunde otmeye basliyor, kampi ayaga kaldiriyor. O yuzden basini kesecegiz!..
- Yaziktir evladim yapmayin!.. demis ihtiyar, birakin, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsiz etmez sizi...
Gencler bunun uzerine kovalamayi birakmislar.
Ertesi sabah, hafif 'gak - guk' sesleri disinda horozdan kayda deger hicbir ses cikmadigini gorunce de sasirip dedeye kosmuslar:
- Yahu dede, ne yaptin da bu horozun sesini kestin?..
Ihtiyar gulmus:
- Kicina zeytinyagi surdum. Horoz kabararak otmeye yeltendiginde, gerisi tutmuyor ki kuvvet alsin... Ancak 'gak - guk' edebiliyor.. ...
Kissadan hisse:
Arkan saglamsa, istedigin kadar kabarir, diklenir, sozunu dinletirsin.
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
12 Eylül 2008 Cuma
Acaba bir tuhaflık var mı yok mu?
Bir gaflet penceresinin nasıl açıldığını biraz izah etmeye çalışacağım.
İslâm'da ticaret elbette ki meşrudur ve kâr payı açısından da liberal sayılabilen bir cevaz uygulamasının var olduğu da söylenebilir. Yani bir Müslüman çok kazanmaya çalışabilir. Esasen ekonomi, ihtiyaçların karşılanması esasında kendi tanımını bulduğu için; çok kazanmak insanların ihtiyaçlarını karşılamak yolunda yeni imkânlar oluşturmak anlamıyla güzeldir de.
Ama başka bir durum var.
Bir Buharî hadisinde hırs ile kazanmanın meymenetsizlik getireceğine işaret olunur. Hırs, bir nefsanî tutkudur. Daha da çok kazanmak, daha rahat, daha konforlu, daha lüks yaşamak, nefsini ve ailesini daha zengin, daha ferah, daha gösterişli imkânlara kavuşturmak için hırsla uğraşıp durmak; hoş bir hal değildir.
Öyleleri var ki, hep çok kazanmayı düşünüyor. Çok zengin biri olduğu halde yüksek kâr paylarını uygulamaya devam ediyor. Hiçbir işinde, "burada daha az kazansam da olur" parantezi açmıyor. Mesele bir müteahhit ise, bazı hallerde daha az kâr ederek birilerini ev sahibi etmeyi düşünmüyor. Bir uzman ise, "bundan daha az alayım, yahut hiç almayayım" demiyor. Kendisine göre o zekât verip bazı yardımlarda bulunuyordur ama; onun dışında, "azamî kâr ve kazanç" peşinde koşmaktan asla geri kalmamaktadır. Adeta "ben verilmesi gerekeni veriyorum, onun dışında hep alırım ve en fazlasını alırım" der gibidir!
Böyle bir tabloda insan kendini aldatmadan huzurlu olamaz. İşte o "kendini aldatma" haline de gaflet denir.
Dünya nimeti iyidir, manevi zenginlik içinde yaşamanın da dünya nimeti ihtiyaçlarıyla ilgili yönleri vardır. Bunların hepsi tamam; ama sınırların ve ölçülerin aşıldığı çok yerler var, çok.
Bu dünya, binbir çeşit mahrumiyet ve dert içinde yaşayan insanlarla dolu. Hatta, bakmayı bilirsek, etrafımız da öyle insanlarla dolu. Böyle bir dünyada mubahların da bazı limitleri olmalı değil midir? Yüksek matematik hesabı yapar gibi asgari mükellefiyetleri halletme faslını tamamlayıp "tutmayın beni şimdi!" hırsını şahlandırmak, sorumluluk şuuruyla bağdaşır mı?
Tasavvuf meşrepli bir amcamız vardı. Hem iğneli hem esprili konuşurdu. Yine tasavvuf meşrepli önemli bir arkadaşıyla sohbet ederken ona şöyle hitap ettiğini anlatırdı: "Yahu Cemal! Altımızda son model arabalar, evlerimiz saray yavrusu, servet içinde yüzüyoruz. Biz cennete bir şey bırakmadık ki! Aldık alacağımızı bu dünyada!"
Öyle lâtifeler vardır ki, en ciddi ihtarları seslendirir. "Dün yokluk içinde yapmadığımız hataları bugün varlık içinde yapıyoruz, neden? Bu bir gaflet sarhoşluğu değilse nedir? Bir yoklayalım kendimizi." Böyle konuşurdu o derviş amcamız.
İşte hassas nokta buradadır: Acaba bu maddî zenginleşme bir manevî kayba yol açıyor mu açmıyor mu? Tarihçiler diyor ki: Maddî zenginleşme ve ilerleme, manevî-fikrî yozlaşmalarla birlikte yürümüştür. Osmanlı'da da böyle olmuştu, daha önceki örneklerde de. Ve bireysel plan, tarih planından çok farklı değildir. Dengeyi kuramaz ve koruyamazsanız, ters orantı kaymaları başlar. Yeri gelmişken bir parantez açayım: Osmanlı'nın duraklama ve gerileme sebeplerini, daha önceki döneminde arayacaksınız. Sonuçları hikâye etmekle sebepleri tahlil etmek birbirinden çok farklı şeylerdir. İslâm dünyasının bugünkü ıstırapları da dünkü hataların sonucudur; ama o hatalara ilişilemiyor.
... Doğru düşünmeye başlamadan, hiç kimse doğru yaşamaya başlayamaz. Doğru düşünme gayretinden, rikkatinden, emeğinden sürekliliğinden uzaklaşınca; doğru yaşamaktan da uzaklaşırsınız. Ekonomi iyiye gidiyor gibidir ama, biz iyiye gitmiyoruz. Bu paradoksun makası daha fazla açılırsa, ekonomi de teklemeye başlar. Makasın tahammül edilebilir açıklığı bir mehilden ibarettir. O mehil bitince, sebep-sonuç ilişkisi can yakmaya başlar.11 Eylül 2008, Perşembe
Not: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=736707&title=acaba-bir-tuhaflik-var-mi-yok-mu
AHMET SELİM a.selim@zaman.com.tr
alıntıdır.
İslâm'da ticaret elbette ki meşrudur ve kâr payı açısından da liberal sayılabilen bir cevaz uygulamasının var olduğu da söylenebilir. Yani bir Müslüman çok kazanmaya çalışabilir. Esasen ekonomi, ihtiyaçların karşılanması esasında kendi tanımını bulduğu için; çok kazanmak insanların ihtiyaçlarını karşılamak yolunda yeni imkânlar oluşturmak anlamıyla güzeldir de.
Ama başka bir durum var.
Bir Buharî hadisinde hırs ile kazanmanın meymenetsizlik getireceğine işaret olunur. Hırs, bir nefsanî tutkudur. Daha da çok kazanmak, daha rahat, daha konforlu, daha lüks yaşamak, nefsini ve ailesini daha zengin, daha ferah, daha gösterişli imkânlara kavuşturmak için hırsla uğraşıp durmak; hoş bir hal değildir.
Öyleleri var ki, hep çok kazanmayı düşünüyor. Çok zengin biri olduğu halde yüksek kâr paylarını uygulamaya devam ediyor. Hiçbir işinde, "burada daha az kazansam da olur" parantezi açmıyor. Mesele bir müteahhit ise, bazı hallerde daha az kâr ederek birilerini ev sahibi etmeyi düşünmüyor. Bir uzman ise, "bundan daha az alayım, yahut hiç almayayım" demiyor. Kendisine göre o zekât verip bazı yardımlarda bulunuyordur ama; onun dışında, "azamî kâr ve kazanç" peşinde koşmaktan asla geri kalmamaktadır. Adeta "ben verilmesi gerekeni veriyorum, onun dışında hep alırım ve en fazlasını alırım" der gibidir!
Böyle bir tabloda insan kendini aldatmadan huzurlu olamaz. İşte o "kendini aldatma" haline de gaflet denir.
Dünya nimeti iyidir, manevi zenginlik içinde yaşamanın da dünya nimeti ihtiyaçlarıyla ilgili yönleri vardır. Bunların hepsi tamam; ama sınırların ve ölçülerin aşıldığı çok yerler var, çok.
Bu dünya, binbir çeşit mahrumiyet ve dert içinde yaşayan insanlarla dolu. Hatta, bakmayı bilirsek, etrafımız da öyle insanlarla dolu. Böyle bir dünyada mubahların da bazı limitleri olmalı değil midir? Yüksek matematik hesabı yapar gibi asgari mükellefiyetleri halletme faslını tamamlayıp "tutmayın beni şimdi!" hırsını şahlandırmak, sorumluluk şuuruyla bağdaşır mı?
Tasavvuf meşrepli bir amcamız vardı. Hem iğneli hem esprili konuşurdu. Yine tasavvuf meşrepli önemli bir arkadaşıyla sohbet ederken ona şöyle hitap ettiğini anlatırdı: "Yahu Cemal! Altımızda son model arabalar, evlerimiz saray yavrusu, servet içinde yüzüyoruz. Biz cennete bir şey bırakmadık ki! Aldık alacağımızı bu dünyada!"
Öyle lâtifeler vardır ki, en ciddi ihtarları seslendirir. "Dün yokluk içinde yapmadığımız hataları bugün varlık içinde yapıyoruz, neden? Bu bir gaflet sarhoşluğu değilse nedir? Bir yoklayalım kendimizi." Böyle konuşurdu o derviş amcamız.
İşte hassas nokta buradadır: Acaba bu maddî zenginleşme bir manevî kayba yol açıyor mu açmıyor mu? Tarihçiler diyor ki: Maddî zenginleşme ve ilerleme, manevî-fikrî yozlaşmalarla birlikte yürümüştür. Osmanlı'da da böyle olmuştu, daha önceki örneklerde de. Ve bireysel plan, tarih planından çok farklı değildir. Dengeyi kuramaz ve koruyamazsanız, ters orantı kaymaları başlar. Yeri gelmişken bir parantez açayım: Osmanlı'nın duraklama ve gerileme sebeplerini, daha önceki döneminde arayacaksınız. Sonuçları hikâye etmekle sebepleri tahlil etmek birbirinden çok farklı şeylerdir. İslâm dünyasının bugünkü ıstırapları da dünkü hataların sonucudur; ama o hatalara ilişilemiyor.
... Doğru düşünmeye başlamadan, hiç kimse doğru yaşamaya başlayamaz. Doğru düşünme gayretinden, rikkatinden, emeğinden sürekliliğinden uzaklaşınca; doğru yaşamaktan da uzaklaşırsınız. Ekonomi iyiye gidiyor gibidir ama, biz iyiye gitmiyoruz. Bu paradoksun makası daha fazla açılırsa, ekonomi de teklemeye başlar. Makasın tahammül edilebilir açıklığı bir mehilden ibarettir. O mehil bitince, sebep-sonuç ilişkisi can yakmaya başlar.11 Eylül 2008, Perşembe
Not: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=736707&title=acaba-bir-tuhaflik-var-mi-yok-mu
AHMET SELİM a.selim@zaman.com.tr
alıntıdır.
7 Eylül 2008 Pazar
Rapidshare 30 Mb Altı indirme + Megaupload _ video Youtube , Break indirme
Rapidshare 30 Mb Altı Günde 4 adet Beklemeden indirme + Megaupload _ video Youtube , Break indirme
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Blog Arşivi
-
▼
2008
(112)
-
▼
Eylül
(24)
- Hayırlı Ramazan bayramları bütün dünyaya ekte web ...
- internetten arama ve cep telefonlarından ücretsiz ...
- İnancınızı, güveninizi, ümidinizi hiç kaybetmeyin.
- Bilge adam der ki
- HEE HAAA
- Gereksiz Bilgiler
- Tryit Editor 1.4v web kodunu yaz sonucu yanda gör
- yaptığım bir flash mp3 player 80 muzik parçası var...
- Bir haftalık dizileri kolay bulma linki youtube
- Öldürmeyen Allah öldürmüyor
- sokak cadde ismini girerek adresi haritada bulma d...
- Yasin -i Şerif okuyor Türkçe meali de yazıyor Güze...
- Silinen dosyalarınızı kurtarın
- Ah şu kadınlar yok mu :)))
- Mutlaka bayanlarada okutun
- Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru sevgi
- Pdf dosyası arama için aşağıdaki linke tıklayın
- İnsanı yorgun düşüren 11 enerji dusmani
- USB virüs
- Google da arama yapmak
- [slaytyerim] GUNUN EN ANLAMLI MAİLİ (Gak-Guk)
- Acaba bir tuhaflık var mı yok mu?
- Rapidshare 30 Mb Altı indirme + Megaupload _ video...
- Diyanetin namaz vakti Sayfası
-
▼
Eylül
(24)
kerkur_teknik servisimi kullanabilirsiniz;sorularınızi MSN için kerkur@hotmail.com ekleyin
Bana Yazın E-posta olarak iletilecek bana
kerkur@hotmail.com adresine mail atın.


















